11.19.2009

teşekkürler burak..

dün ananem aradı daha iyi olup olmadığımı sormak için..
canım sıkkın..
geçen en son aradığımda tam konuşamamıştık bana yarım kalanlardan bahsetti..
açıkçası ananem bana 57'yi anlattı..
57'deki kalp kırıklığını..
çok yakın aile dostlarının oğluyla bebekken nasıl beşik kertmesi yapıldığını,yıllar sonra mimar yetişen o çocuğun bunu duyunca ananemi merak edip İzmir'e çıkıp gelişini,o gün ananemle birbirlerini nasıl beğendiklerini,çocuğun giderken ananeme beni bekle ailemi de alıp gelicem deyişini ve ananemin de tıpkı benim gibi mutluluktan, heycandan dizlerinin nasıl titrediğini anlattı..
ama hayır o çocuk hiçbir zaman gelmedi..
daha doğrusu gelemedi..
gelemediler..
evet istanbul'a dönen çocuk ailesiyle konuştu..haberler yollandı..izmir'e gemi bileti aldılar ancak fırtınadan gemi alabora oldu ve biletleri yandı..
ikinci gelme girişimlerindeyse kayıpları daha ağır oldu..çocuğun babası kalp krizi geçirerek öldü..bir sürü olaydan, araya giren zamandan sonra çocuk ananeme bir daha asla dönemedi..
ananem hep beklemiş..
lanet gibi..
canının canıyım ben onun, aramızda yarım asır var ama kırgınlığımız aynı..
kısmet diyor o,olmayınca olmuyor..
ama hiç olmıyacağı ya da hep böyle olucağı anlamına gelmiyor diyor,üzülme..
daha kötüsünü atlattın sen, bu da geçer en acı, en büyük kayıpları yaşamazsın umarım benim bitanem diyor bana..
haklı..
ama gene de benim içimden birşeyler kopup gidiyor..
kaderci, kısmetçi biri değilim ben..ama şanssızlık mı tesadüf mü adını da koyamıyorum..
geçen sene nisan ayında öpüp kokladığım, üzerine titrediğim, hayatımda ilk kez "evet ben bununla evlenirim.." dediğim adamı kendi ellerimle dünyanın öbür ucuna Kanada'ya yolladım ben..
bir daha hiç aranmadım..ufak bir "vardım,iyiyim.."mesajı bile almadım..telefonlarım hiç açılmadı..
yazdıklarım okunmadı..doğum gününde yolladığım kargo bana aynı şekilde geri döndü..
uzaktaki kocaman bir kara deliğe ağladım ben sanırım..
evet bu açıdan bakarsam terkedildim ben..
hem de çok pis terkedildim..
şimdi düşününce onu gerçekten hiç heycanlandırabildim mi, kızdırabildim mi,üzebildim mi, güldürebildim mi bilemiyorum bile..
ne olmuşsa olmuş ama değmemiş demek ki..
peki nerden bilebilirdim ben ona ağlarken, senin benim k.çı kırık bir fotoğrafımla beni isteyip, benle tanışmak isteyip, durmadan benim nasıl bir kız olduğumu sorup, hayatımda birilerinin olup olmadığını merak ettiğini..o zaman karşıma çıksan bile gözüm görmezdi..ki en güzeli aylar sonra ben yaralarımı sarıp, bunu da atlatıp iyileştikten sonra seninle çok tesadüfi tanışınca gerçekleşti..
belki de 8 ay sonra ilk kez o gidenle kıyaslamadım birilerini..
ilk kez seni, kendin olduğun için tanımak istedim ve bunun için heycanlandım..
8 ay sonra ilk kez bir buluşmaya midem ağzımda gittim bunu saklayamam..belki sen de benim gibi hissettin..ve tüm bunlara rağmen birlikte olamıyoruz..
çünkü seni de Kanada'ya gönderiyorum..gene kendi ellerimle gene nisan ayında..
şaka gibi..
üstelik bunun tanıştığımız, birbirimize açıldığımız hafta kesinleşmesi de çok ironik..hatta trajikomik..
şuan hala o kadar imkansız geliyor ki..
sen yazdan beri beni kafaya koymuşken ve buna rağmen biz kasımda ancak tanışabilmişken, ben tüm yaralarımı henüz sarmışken ve birileri için yeniden heycanlanmışken, ikimiz birbirimize açılmışken, yani herşey tamamken bana bombok bir suratla gidiyorum demen sanki kırdığım bir kemiğimi aynı yerden bir daha kırma hissini yaşatıyor..
iki gündür sanki birisi göğsümün üstüne spor çantası bırakıp gitmiş gibi, bir ağırlık var..
işin en kötüsü elim kolum bağlı, ben herşeyi kontrol edemiyorum ve kontrol edemediğim tüm herşey benim hayatımı yer yer bana dar ediyor..
ne diyebilirim ki sanırım ananem haklı olmayınca olmuyor..
yalnız bir fark var..
kesinlikle aynı senaryoyu bir daha okumama rağmen aynı şeyleri yaşamadığımı farkediyorum burak..
sen tüm bunlara rağmen kendini baştan geri çekiyorsun..
tüm yaz boyunca tanışmak istediğin kız da tamam demişken hayatına girip, gidicem biliyorsun diyerek yüzüstü bırakmıyorsun..
birşeyler hissetmene rağmen, kendimi senden uzak tutucak gücüm kalmadı gibisinden şeyler zırvalamıyorsun bana..
bunun yerine gidene kadar takılmak senle yaşayabilceğim birşey değil diyorsun bana..
beni tanımak için ölüyormuşsun ki evet daha ilk gördüğün an anlamışsındır ben bağlanırım çünkü..
ve sen beni seçmiyorsun artık..
bir daha bunları yaşamama sebep olmayı seçmiyorsun aslında..
aynı şeyi yapan adam olmayı seçmiyorsun..
bu yüzden benim içimde daha da devleşiyorsun..
bu durumda bize bile bile lades dememekten, oluruna bırakıp kendi hayatlarımıza dönmekten, başka seçenek kalmıyor..
şu saatten sonra sadece bu kadar ben olmayı başarabilmiş, içimde bu kadar saygı uyandırabilmiş bir adamın sevgilisi olamıyıcağıma üzülürüm ben..
bu blogda yazdıklarımı takip ediyor musun bilmiyorum ama bilmeye hakkın var teşekkür ederim burak gerçekten..
sırf bunun için bile değerdi, keşke "biz" olsaydık ama önemi yok..
kocaman, mükemmel bir adamsın sen..
ne zaman olursa olsun beni tekrar bulmanı istiyceğim bir adamsın..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder