7.24.2010

bakın şimdi ne diycem

güzelce bir kız vardı,
dünyadaki en varoş herifle çıkar,
ve aynı,
yobazlıkla dallanıp budaklanan şehir aygırıyla sevişirdi.
söylediklerinden
erken boşalma sorunu olan bir nokia 3310 ile
mastürbasyon yapmaktan farkı olmadığını anlardınız.
ve her hafta kıçı kırık bir yüzüğü atmaya yemin eder
lakin
etrafı rezil bir hayvanat bahçesi kokusu sardığında
cafelerin ücra köşelerinde bir vermediği kalırdı.


telefonu çaldığında,
benim evimde,
odamda,
olduğunu söyleyemeyez,
ve temmuz sıcağında atlet bluz,
hadi atlet bluzu sikeyim
kolsuz yarım kollu falan bile giyemezdi.
aygırların moda anlayışı mı yoktu
yoksa güzelce kızların beyni mi
kişiliği mi,
bilinmez.

aygırı,
herkesi o güzelce kız gibi zannetip
haddini aştığında
o güzelce kız
çok yakın arkadaşı olanı(!?*)
savunamadı ve uzaklaşmayı tercih etmişti.

halbuki
beynimin her köşesini
umrumda olmayan hayvanından(sahibinden?*)
bahsederek sünnetlerken
hayatı boyunca en iyi arkadaşı olduğuma yemin ederdi.


ve dürüst olmak gerekirse
net olarak son 3 aydır
en yakın arkadaşının(!)
nerde olup, ne yaptığı hakkında en ufak bir bilgisi yok.
tahminen bu kafayla
bir 3 ay daha olmayacak da.

ve hikaye de burda bitti,
uyanabilirsiniz
böyle bişey olmadı varsayın,
ve en yakın arkadaşlarınıza bir telefon açın.

ya da açmayın
bugün aramassanız bişey olmaz.

2 yorum: