10.15.2010

benim zaman zaman yaşadığım bazı küçük çaplı şoklar var
aslında incir çekirdeğini doldurmayacak şeyler,
saçma gelebilecek şeyler,
ama kendimi çok başka hissettiren, değişik hissettiren şeyler.

mesela küçüklüğümden beri tüm seyahatlere arabamızla gideriz biz,
babam askerdi benim
mükemmeliyetçi ve hazırlıklı adamdır
a planı yoksa b, b planıyoksa mutlaka bir c planı düşünür,
biz ne zaman uzun yollara olsun, şehir içi trafiğe olsun çıkıcak olsak
babam ayna, yağ, lastik havası, vs gereken herşeyi her zaman kontrol eder ve yenilerdi.

komik gelicek belki ama nasıl alışmışsam
benim için arabamızın lastiği asla patlamayacak birşeydi.
fakat hayatımda ilk kez geçen sene lastiğimizin patladığına şahit oldum
babam arabayı kenara çekip ininceye kadar da inanamadım.
büyük bir şoktu benim için o an
komik falan belki ama
benim bacak kadar bir kızken oluşan tabularımdan biri yıkıldı o gün.

artık ne zaman arabamıza binsem ister istemez bir güvensizlik üzerime çökmüyor değil
çünkü o babamın arabası eskisi gibi güvenilir gelmiyor artık nedense.


bugün de gene benzer şoklardan birini yaşadım
ben çok fazla fenalaşırım,
ayılırım, bayılırım falan ama babamın hiç o kadar ciddi fenalaştığını görmedim.
düşündüğümde onu yığılırken hayal edemezdim aslında
çünkü
benim babam 1.90 boyunda, 120 kilo bir adam
ve nedense hiç birşey olmaz
yıkılmaz devrilmez bir adam gibi oturmuş bende hep.
bugün annem babamın fenalaştığını söylediğinde bile inanmadım aslında
garip yani ne kadar kötü olmuştur ki diye gayri ihtiyari gittim yanına
ilk kez babamı o kadar kötü gördüm.
sarı beyaz suratını, morlaşmış dudaklarını ve göz kapaklarını görünce
işin ciddiyetine vardım.

sonra babam,
bana göre devrilmez düşmez o adam korkunç hırıltıyla yığılıverdi
nasıl bir kuvvetse kaldırdım onu
ve o an kaymış gözlerine, acaip suratına falan abkınca
bir kez daha bir tabum yıkılıyormuş gibi hissettim.
gene o şoku yaşadım
panik yapmadım
herhalde o şoktan şaşırdım ve korktum daha çok.

kalp krizi falan geçirdiğini düşündüm.
onu öylece tutup anneme sakin ol demekten başka ne yapacağımı bilemedim .
binlerce şey geçti kafamdan

annem, benim yaşımdayken kalp krizinden kaybetmiş babasını,
ilk kez
çok da imkansız bir ihtimal gibi gelmedi bana da aynısının olması.

neyseki ciddi birşeyi yoktu sadece tansiyonu gereksizce düşmüştü
ama ilk kez onu o halde gördüm
ilk kez ölücekmiş gibi kötü gözüküyordu.


açıkçası babamı pek sevmem,
hatta nefret ettiğim zamanlarım çok oldu
ve
ona karşı haklı kızgınlıklarım da aynı şekilde yadsınamayacak kadar çok.

ama gene de korkunçtu işte.
binbir güçle ayağa kalkması
sonra kusması,
sendelemesi,
onu kaldırırken korkunç renksiz kafasının üzerime dayanması
falan korkuttu beni.


benim babamın arabasının tekeri patladı,
bir gün daha kötüsü de olabilir.
evet.


tuhaf olansa
mantığının bilincinde olduğun gerçeği
tecrübe ettiğinde aslında tamamen kabullenememiş olduğunu farketmek.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder