10.17.2010

tam bir hafta sonra gelen kritik


tam bir hafta önce bugün doğum günümdü.
güzel bir gündü
son dakika aradığımda seve seve ikiletmeden
gelen insanlarla olduğum bir gündü.

kimseyi hediye telaşına sokmamak için doğum günüm olduğundan bahsetmeden
sadece çıkalım mı bu akşam
teklifime gelen insanlarla geçen bir gündü.

doğum günü benim için o senenin güzel geçip geçmediğini belirleyen gündür,
en hevesle giyinip kuşandığım gündür
ve her sene ağladığım gündür
muhakkak sinir bozan birşeyler çıkar,
hatırlanır
ve muhakkak en önemsiz, en boş hissettiren gün olmuştur.


öyle sikimdirik sevgililer günü, anneler günü teranesi yapan insanlardan değilim,
nefret ederim,
insanları bilemem de doğum günü benim için özeldir yani
her sene bir kere gelir
ve
kişiye özeldir
önemlidir
telafisi de olmaz.


benim çok kırgınlıklarım var.
şunu da kolayca söyleyebiliyorum ki
kurduğum tüm insan ilişkilerinden utanıyorum.
tüm arkadaşlıklarımdan utanıyorum.
bu kadar çok insanın içindeyken
herkesin kendim gibi olmasını beklemiyorum

ama gene de
birilerinin de olsa samimiyetini, arkadaşlığını
gerçekten kazanamamış olmaktan utanıyorum.

hiçbir emeğin,
hiçbir özverinin karşılığını görememekten
sadece
birileri ağlıyacağı zaman hatırlanmaktan iğreniyorum.
birilerinin bahanelerinden,
açıklamalar yapmasından iğreniyorum.


en bel bağladığım, en temel ilişkilerimin
bile boş beleş olması
beni düşündürüyor
ama
artık bunları aşmayı istiyorum
düşünmeyi istemiyorum.

hani böyle bazı arkadaş grupları vardır,
etrafımızda dalga geçtiğimiz,
bir boka benzetemediğimiz
ama
asıl bir bok olamayanların
biz olduğunu görmekten utanıyorum.

bir doğum günü için bu etiketlemeyi yapmak mantıklı mı,
elinin tersiyle silip atmayı akıl alır mı,
insanlık hali olamaz mı
laflarına inanmıyorum, evet olamaz.
1 saatini ayırabilme özverisini göstermek
üstelik insanın kötü gününde bile değilken
bu kadar zorsa
evet ben bu zorlama ilişkileri istemiyorum.
birirlerinin o gün olmasa da bi gün öncesi, sonrası hala orada olamamalarından iğreniyorum.

bazı şeyler içten gelir çünkü
ben yalnız kalmaktan korkan bir insan değilim,
yalnız olma, kalma düşüncesi bana koymuyor.
bana koyan tek şey bu kadar insan içinde yalnız kalma düşüncesi çünkü.


o yüzden iğreniyorum,
iğreniyorum,
ve iğrendiğim kadar da utanıyorum.


ve
bunlara rağmen bazıları yanında olamayanlara da teşekkür eder ya
ben teşekkür etmiyorum,
edemiyorum,
o kadar iyimser değilim,

kişisel değil,
nerdeyse herkese gülümsemek
o kadar da içimden gelmiyor artık.



siz de uyanın,
yalnızlığı seçmek, enayiliği seçmekten her zaman daha iyidir.
çünkü yalnızlığı seçsen de
her zaman birileri gelir.


iyi ki doğmuşum..

1 yorum: