1.08.2011

bence tasarlayabiliyorsan hala yaşıyorsun demektir









oldukça uzun bir süre boşladım
içim de rahat değildi
şimdi uzun bir aradan sonra adam akıllı
yazıcağım şeylerin gazıyla geldim

onlardan birisi de yeni odam hakkında,
hala alışamamış olsam da
(geceleri 3lere kadar uyuyamasam da, tuvaleti bulamasam da)
tam anlamıyla yuvam diyemesem de bir kaç kare paylaşayım dedim yeni odamdan.

odamın oldukça fazla eksiği var
hala abajurum, çalışma masama lambam, asılcak çerçevelerim vs. yok.
şuan kabataslak çektiğim birkaç fotoğrafı yayınlayıp,
kısa tutucam ve hemen detayları yazıcam,
bir kere
RESPECT!
dolabımı tamamen ben tasarladım,
üzerindeki buzlu cam kısımdan tut o oymaların çerçevelerine kadar bana ait,
(böyle küçük çocuklar gibi el çırpa çırpa seviniyordum her yapım aşamasında)
eskizleri verdikten sonraysa marangozumuz yaptı.

dolap kapaklarının kaç cm olucağına kadar ben çizdim köşeli devam eden bir dolap bu aslında fotoğrafta her ne kadar belli olmasa da..
ve perdelerimi de kendim seçtim aslında sadece düz renkleri tercih edicektim,
eskitme stil beyaz ahşap mobilyaya
kırmızı tül baştan beri aklımdaydı
(odayı karartmış vs diye düşünebilirsiniz,
fotoğraflar ters ışıktan dolayı karanlık çıktı biraz yanıltmasın derim)

yalnız hem düz renkleri bulamadığımdan,
hem de gül desenini uğruna ağlayacak kadar çok sevdiğimden
fonumu kırık beyaz üzerine yavruağzı, kırmızı tonlarında küçük gül desenleri
olan kalın bir kumaştan seçtim.
fona uyan kırmızı tondaki tülü de perdeye dahil ettim.
(bu arada perdelerin boyunu yere değicek hatta biraz yerde toplanıcak uzunlukta tuttum
çünkü pencerem fransız balkonu şeklinde)
annemler ne kadar kirlenir sökülür vs deseler de kulak asmadım ve pişman da değilim böylesi daha şık durdu
tabi hırpalanmamasına da dikkat ediyorum ben de.

mobilyalarımın kenarında ve ayaklarında rustik kabartmaların oyulmasını ben istedim
yoksa düz olursa mutfak dolabına benzer gibi geldi,
beyazı da çok çiğ kaçmaması için süt beyazı gibi yumuşak tonlarda bir beyaz seçtim.
(dişbudak diye geçiyor rengi meraklısına)


kulplarına kadar kendim seçtim tek düze olmaması için bir topuz bir de tutmalı kulp istedim,
topuz kulpları çekmelere diğerlerini dolap kapaklarına yerleştirdim.

ama dediğim gibi
daha yapacağım çok ekleme var
almam gereken çok fazla eksik var,
ufak tefek de olsa bütünleyen şeyler onlar aslında
örneğin yatağımın üzerine sericeğim bir örtü arıyorum
kaldı ki işim biraz zor çünkü perdem desenli olduğu için yatak örtümü de desenli almak
risk olucak göz yoracağını düşündüğüm için
düz gül kurusu renginde ya da krem/beyaz da olabilir
bütün eksikleri giderdiğimde
detaylı fotoğraflar paylaşıcam.
şimdilik böyle.


söyleyin nasıl olmuş bakalım?*

4 yorum:

  1. 2 sene daha beni kaybetme, yardım alıcam senden, kuluplar harika.

    YanıtlaSil
  2. Öncelikle en son söylemem gerekeni hissettiğimi, en başta söylemeliyim. Odan gerçekten sana ait olmuş. Ebeveynlerinin tasarlamaya yeltendikleri ve dikte ettirmeye çalıştıkları güzel’lik gibi değil. bu yüzden tebrik ederim.

    Harekete geçmek için tembellik gerekir.

    Sanıyorum taşınmakla ilgili bir şeydi durum. Alışamamak, daha doğrusu alışmayı istememek. Uzun süre aynı evde ve odada yaşamak, o evde kimlik sahibi olmak, benliğini kazanmak da dahil olunca sanki yaşam o dört duvar ve gidiş-dönüşlerden ibaretmiş gibi olabiliyor. “birşeylerin değişmesi” ağır bir süreçler ve değişimler bütünü. Ev’den ayrılmak, sanki ölüme ve yaşamın devam edilebilirliğine bir kanıt gibi. Umarım anlaşılabiliyorumdur.

    Paylaştığın kareler gayet güzel, profesyonel, renkli, kendin, odan falan.

    Masa lambası, çerçeveler, abajur zamanla olur. Zaman’ı sindirebildiğin ve kabullenebildiğin sürece, diğer materyaller de sen farkında olmadan odanda sıralanmış olacaktır. Sanıyorum önemli olan uyuyabilmek ve uyanabilmek. Alışamadıktan sonra uyumak sanki korku, uyanmak da rahatsızlık demek.

    Tasarımlarına, beğenilerine sonsuz bir saygı duymalı.

    YanıtlaSil
  3. Dolabın çok güzel.Evet,gerçekten güzel.

    YanıtlaSil
  4. çok teşekkür ederim=) tüm yorumlar için

    YanıtlaSil