8.04.2011

fark

yalnızsan kotun üzerinde fırlamış kalçalarını dert etmezsin,
hayatında bir erkek varsa ona doğru her yürüdüğünde nasıl gözüktüğün sorunsalı beynini oyar.
yalnızsan göbeğini dert etmezsin,
sarılıcak bir erkeğin varsa adamın eline giden her noktan seni kahreder.
paranı harcayacak birisi yoksa hayatında, aldığın sigara paketi seni rahatsız etmez,
ama paranı harcayacağın biri varsa tüm paranı light ekmeğe ve bol yeşilliğe kapattığın halde kahrolmaya devam edersin.
ve eğer evden hiç çıkmak istemediğin halde elini tutmak için evden çıkacağın birisi varsa
denediğin fakat sığamadığın tüm etekler, elbiseler senden ve güveninden birşeyler alıp götürmeye, dönüp yüzüne tükürmeye başlar.

uzayan kahküller, kırılmış saç uçları, bozulmuş kaşların, sarkık göğüslerin, benlerin, sivilcelerin yara izlerin, çürüklerin hepsi üzerine üzerine gelir.
hiç batmadığı kadar batmaya başlar hem de bazen kalbine, tam içine batarlar.

basit.

nefret edersin.

etrafındaki kızların nasıl bu kadar taze göründüklerine şaşırırsın.

nefret edersin.

basit.




ve bütün bunlar yarısı çıkmış ojelerle ya da kırılmış tırnakla, topuğu çıkmış ayakkabılarla, silinmiş rujla, terleten iç çamaşırıyla, yürüdükçe yukarı sıyrılan etekle, sırf rengini sevdiğin için kaşındıran kazakla, yanlış kesilmiş saçlarla, terden orası burası harelenmiş, ıslanmış t-shirtle ve ya gözünde çıkmış dev arpacıkla televizyon şovuna çıkıyormuşsun gibi hissettirse de asıl,





özel ve biricik olan onun olmasıdır,
sebebini merak etsen de seni düşünüyordur
ve hatta belki heycanlanıyordur
neden acaba diye merak edersin
ve
garip bir şekilde oradadır


ve sorarsın neden ki diye
ve devam edersin
ve belki hiç bir zaman algılayamayacaksın
ama oradadır işte

ve belki ne zamana kadar diye geçirirsin içinden


basit değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder