12.09.2011

adam yerine konulmamanın dayanılmaz hafifliği

insanlar durmadan ve üzerlerine vazifeymişçesine
ayrıca gerçekten çok da siklerindeymiş gibi soruyorlar
"ne yapıcaksın okul bitince" sorusunu..
benimse her zaman için
insanların duymak isteyeceği türden olmasa da 
bir kaç opsiyonel cevabım var.

mc donaldsta çalışabilirim örneğin;
bir arkadaşım laptopını değiştirebileceğinden
ve o hengamede koştururken 
üzerine verilebilecek 15 kilodan bahsettiğinde
mantıklı gelmedi değil 
kızartma sesine bile tahammül edemez hale gelip
ömür boyu patates kızartması yemek istememek
dışarıda yandan bakınca gözükmeyecek derece zayıf olan
ve
bunu egosu haline getiren salak kızları
ve o salak kızlar için tutuşan
günümüz amsalak heriflerini düşünürsek karlı bir alışveriş olabilir
ne de olsa dışarıda kocaman bir dünya var.


ya ya ya da 
biraz kredi çekerek
tunusta büyük beden kızlar için bir striptiz kulübü açabilirim 
sadece 44 beden üzeri kızların salındığı titanyum demirlerden nezih bir hol,
bence tutarı var
benim için nerden baksan kariyer anlamında mamalıkla kimyagerlik aynı tatmini sağlıyacağından 
en azından ankara gibi yobaz bir bok çukuruna yeni bir nefes getirmek fena olmamış olur
hatta belki gamze cizreliyle 42 beden olmak dışında bir ortak noktamız daha olur 
ve aynı sayfada haber bile olabiliriz, WIN-WIN!


şimdi buraya kadar okuduklarımı unut,
kariyeri falan siktir et.
olayı kökten çözüp en ekonomiği, en temizi 
ve tabi ki en güzeli doğuya gidip hazır hala kilolu ve pembe beyazken
uygun bir aşiret ağasının bilmem kaçıncı karısı olarak başlık parası almak ve 
o parayla torunlarımı istedikleri okulda,
istedikleri bölümde,
istedikleri ülkede/şehirde okutmak da fena fikir değil
bana yaramadı onlara yarasın,
yarasın,
yarasın mı,
yaramasın lan!
anamız babamız ve biz böyle okumadık sonuçta değil mi 
gerek yok vazgeçtim.
olmadı.
 

ne haltsa işte o soranların almak istedikleri cevaplar bu değil değil mi
yeni yaptırdığım dolgulu dişlerimi gösterecek kocaman yavşak bir gülümsemeyle
taşaklı bir kimya firmasında 
40 yıl boyunca asgari ücretle götümden kan aldırmak istediğimi söyleseydim 
her ebeveynin gönlünden geçen türden eşsiz bir izlenim bırakabilir miydim acaba?
gerçi bunun kime ne faydası olurdu
bir daha yüzünü görmeyeceğim şirret bir cadalozun tekine
tercihlerim sorulduğunda
"grafik tasarım okumak istiyorum" dediğimde
ağzımdan çıkanlara dikkat etmem konusunda uyarı alan 
"2 yıllık zannedicekler sus" diye susturulmuş
başına geliceklerden habersiz bir kimyager adayıydım o an için ne de olsa
o kadına hala tek seferde laboravtoldhfjndks yazamadığımı çaktırmadan
4 değil 5 yıl ölümüne tiksineceğim kimya bölümünü okuyacağımı 
 söylesem gözünde değerim artar mıydı gerçekten?
kimin gözünde değerim artmalıydı?

bence anlamazlardı ya
neden söyleyeyim mi 
çünkü insan dediğin maymundan gelmiş 
ve huya gitmeye mahkum bir canlı.
bu yüzden sadece duymak istediklerini duyup
görmek istediklerini görüp 
işlerine geleni söyledikleri için
 uzlaşmaya (çalışmayı) bırakalı çok oldu benim için.

sonuçta ne kazanıyorsa kendine yapıyor insan
anadolu lisesinde yarı burslu yılda 10 milyara okumak da senin harcın,
okurken verilen altındaki araban da,
tatilde arkadaşlarını görmek için gideceğin kıbrıs biletin de,
erasmusla  gidip milyon eurolar harcadığın da,
babanın kanatları altında yaşayıp,
harçlık gibi aldığın ve bununla gurur duyduğun maaşın da,
30nda hala annenle yaşaman da,
mezun olur olmaz evlenip yaptığın çocuk da,
çocuk yapıcağın bir adam için kendini ve anneni parçalaman da
hepsi de senin harcın.
fazlasını istemeye hakkın olduğunu düşünüyor muydun cidden?

böyle şeyler düşünmemelisin
ama hakikaten para da çok nefis bir şey
cebinde veya hesabında en azından yaşadığın yeri değiştirebilcek kadarsa
insanın hayata tutunmak için tek sebebi bile olabilir
sonuçta tek hayalin ve tek idealin 
sadece saçlarını boyatıp,
acunun gezelim görelim showundaki sarhoş ecnebi kadınlardan olmak olarak algılansa 
ve o şekilde kabul edilmiş bile olsa
adam yerine konulmadığından
insanlara açıklama yapmak 
üstelik kendini ispatlamak zorunda kalmadan para kazanabilmek
veya şevkini kırmadan
sonuçta iş sadece maddiyata bakıyorsa ama öyle ama böyle
kendi kendini finanse edebilme imkanın ve şansın her zaman var
en güzel yanı biraz zaman alcak olsa da 
kimseyi kendine velinimet etmek zorunda kalmıyorsun


böylece yıllarca yaşanan kabızlık sorunu ortadan kalkarcasına
herkes derin bir ooooyh çekebilir
gerçi o şirret teyzelerin sayısında
annelerin yüreğine su serpicek bir azalma görülür mü bilemem
çok da sallamamak lazım
he deyip geçin

görmedim, duymadım, param yok deyiverin.
bir kapı kapanırsa bir kapı açılır.

ne de olsa 1950li yıllarda türkiyede çok çok büyütülen o mühendislikten mezun
iki tip
duvar kağıdı niyetiyle o patlatmaya bayıldığımız
taşınırken kolilere sıkıştırdığımız baloncuklu naylonu bulduklarında 
suratlarını kendilerine gülen insanların kıçına silmek zorunda kalmışlardı.

şimdi alınmaca gücenmece yok.
gene herkesi aynanda mutlu edemedim değil mi ya.

   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder