1.09.2012

niiz.

bazen gözlerimi kapatıp
gerçekten olması gerekenler için gerçek bir işaret istediğimde
"çok mu rüzgara bırakıyorum kendimi böyle saçma iş mi olur!?"
diye silkelensem de 
çok azıcık gecikmeli de olsa sahiden bir şeyler oluyor
işarete yorulabilcek şeyler sahiden.

en son gerçekten istediğim şeyi kovalamalı mı yoksa olduğum yolda devam mı etmeliyim diye işaret istediğimde
ellerim yanmıştı mesela,
diğerlerinin güzel olduğunu söyledikleri o ellerim.
kendi kendime popomu bile silemediğim,
banyo yapamadığım o acı dolu, sargılı bir ay 
muhtemelen ömür boyu taşıyacağım bir ize mal olmuş olsa da 
o an anladım ki 
5 yıldır girdiğim o uzun, yorucu lablar sırasında
bir kez bile böyle bir şey yaşamamış olsam da
uzattığım son yılımda 
bu olayla patlak veren
"kontakt dermatit ve kimyasala alerji"
var demişti doktor
 nefis bir işaretti bence
tıpkı renk körü birinin resim okuması,
kana bakamayan tıp öğrencisi olmak kadar absürt.
bunun işaret olduğunu mantıklı kılan,
inanmak için nefis bir neden.
peki bunun üzerine
hayatımı nasıl olana razı olarak hazır düzen üzerinde harcayabilirim?
ya da
tüm eski sevgililerimin kanadayla olan bağlantısı nedir o zaman?
bana bunu kim açıklayabilir?

ya da
en az bir rockstar kadar çok kez hastanelik olmuş olmamı neye yormalıyım?
gerçekten yormalı mıyım?

fakat
ilk seferde ciddiye almadan geçiştirdiğim ağrıyan sızlayan dizimi
en son bir röntgen çektirip
doktora gösterdiğimde bana
sağ diz kemiklerimdeki oyuk ve çıkıntıların birbiri için yaratılmadığını
o yüzden çok kilo almamamı, fazla ayakta durmamamı ve ağır taşımamı 
böylece sağ dizim beni pek yoklamıyacağını söyleyip
beni evime yolladığında,
gene de
bundan sonra her kim için heycanlandığımda
dizimin boşalmasını ve sendelemememi bir şeye yormamam gerektiğini kabullenemedim,

bu tıpkı sınava giren arkadaşıma kapıdan el sallarken elimden fırlayan,
onca aramama rağmen bulamadığım ve kaybettiğim
gümüş yüzümüğün hala tatlı bir çocuk tarafından getirilceğine inanmam kadar absürd.
farkındayım.
ama olmama ihtimalini kim inkar edebilir?

oysaki bir keresinde gerçekten bir işaret dilemiştim
ve karşıma amerikan pastasından fırlamışçasına deri ceketiyle gelmişti.
neden olmasın ki?

aslında içten içe osman olsam da bazen iflah olmaz romantikler gibi inanıyorum ben saf saf sanırım
  hiç mi hiç akıllanmıcağımı düşünüyor olabilirsin
ama ben nedense bir gün bir şeyleri değiştirebilceğimi biliyorum.
biliyorum yani eminim.

.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder